8 Mart Dünya Kadınlar Günü geride kaldı.Bize kadınlar günü için sadece 8 Mart yetmez ama...diyen ünlü sanatçı Ajda Pekkan ile 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel açıklamalar yaptı...


18 Mart da, 28 Mart da, 8 Nisan da, her gün kadınlar günü olmalı bence...
Her gün kadınlar günü olarak kutlanmalı.
Ancak biz böylece kadına karşı şiddetin kökünü ülkemizden kazıyabiliriz.
Son yıllarda ülkemizde bu konuda herkesin duyarlılığı arttı.
8 Mart’ta kadına şiddete dikkat çeken yayınlar hızla çoğalıyor.
Bu yüzden 8 Mart yetmez diyorum...
Her gün 8 Mart’mış gibi bu konunun üzerine hepimiz ilgi göstermeliyiz.
“Analar isterse sorunlar çözülür” dedi Başbakan’ımız...
“Kadınlar bir işe dur derse o iş durur” dedi.
Çok haklı bende aynı düşüncedeyim...
Erkekleri yetiştiren kadınlar...
Karısını öldüreni de, döveni de, söveni de, bıçaklayan erkeği de yetiştiren sonuçta hepsi bir kadın.
Bizler yetiştiriyoruz...
Bebekken de, gençken de, aslında sevgiliyken, eşken de...
Bu yüzden en büyük güç kadın.
Bu kadın gücü her şeyin üstesinden gelir.
Onların istemediği hiçbir şey olmaz.
Bu güç bir işe dur dediğinde de o iş gerçekten durur.
Eminim sonunda her türlü şiddet de bu güç karşısında yenilecek.
Kadına karşı şiddet...
Çocuğa karşı şiddet...
Hayvanlara karşı şiddet...
Sokaktaki şiddet...
Kadının gücü hepsini yenecek.

Erkekler güçlü kadın sever

Kadının gücü karşısında durulmaz dedim ya aslında ilişkilerde de böyledir.
Eskiden neredeyse ilişkilerin, evliliklerin tamamında kadınlar erkeklere yaslanırdı.
Kadınlar erkeklerden güç alırdı.
Kadınlar sırtlarını yaslayacakları bir erkek arardı hep.
Farkındaysanız bu bile değişir oldu artık.
Kendi ayakları üzerinde duran kadın sayısı her geçen gün artıyor.
Birilerine sırtını yaslamaktansa, kendi gücünün farkına varıp yere sağlam basıyor.
Bu durum erkeklerin bakış açısını da değiştirdi.
Erkekler eskiden güçlü kadınlardan hoşlanmazdı, onlardan çekinirlerdi.
Şimdi ise erkekler için güçlü kadınlar da daha cazip hale geldi.
Onlar da zaman zaman sırtlarını yaslayacakları birini arıyorlar hayatta.
Erkek yanındaki kadının güçlü olmasını istiyor artık.
Bunun kendi gücüne güç katacağının farkına vardılar.
Bu yüzden erkekler artık güçlü, kendine güvenen kadın seviyor.
Güçlü kadın daha cazip geliyor onlara.
Bakın etrafınızdaki erkeklere, eskiden güçlü kadından çekinenler şimdi güçlünün peşinde koşuyor artık.

Liderlik mi, para mı?

Para kavramına önem vermeyen biriyim.
Hayatım boyunca da öyle oldum.
Yanlış anlamayın ben çok parası olan bir ailenin çocuğu olarak doğmadım.
Üç kuruş parayla yola çıkıp bugünlere gelmiş, kendini yetiştirmiş, çalışmış ve sadece çalışmış biriyim.
Benim için paradan çok daha önemli olan üç şey vardır hayatımda:
Lider olmak, örnek olmak ve güçlü olmak...
Hayatımın en önemli üç kriteri budur.
Hayatının merkezine parayı koyanların mutlulukların da borsa endekslerine bağlı olduğunu düşünüyorum: Paraları düştüğünde mutsuz, paraları yükseldiğinde mutlu oluyorlar.
Üstelik onlar için seans hiç kapanmıyor.

Yedi Cücelerin  Küçüğü Gibiyim

Bu yazı yazma işini sevdim ben, konuları bulmak, neler üzerine yazacağını planlamak eğlenceli bir işmiş.
Ama her seferinde bir kenara not ettiğim konunun hafta içinde birileri tarafından yazıldığını görüp, üzülüyorum.
“Bunu ben yazacaktım kendi kendime” diyorum.
Bu anlamda yedi cücelerin en küçüğü gibi hissediyorum kendimi...
O yamuk şapkasıyla gündemi en arkadan koşarak takip etmeye çalışan yedi cücelerin en küçüğü gibi hep en sona kalıyorum.
Galiba bu işin en fena tarafı düşündüğünü senden önce başkasının yazması...

Radyolar Yetersiz

Ben Türkiye’de radyo yayıncılığının hakkıyla yapıldığından şüpheliyim.
Var olan radyolara değil sözüm...
Oralarda çok başarılı DJ’leri, çok iyi yayın çizgileri olan radyolar var.
Benim itirazım istasyon sayısının azlığına.
Dünyada o kadar çok yayın yapan radyo var ki...
Sadece klasik çalan, sadece caz çalan, sadece yerel haber veren, etnik müzik çalan...
Müziğin her türünü geçtim çok daha spesifik zevklere hitap eden radyolar yayın yapıyor.
Biz de ise bu çeşitlilik ne yazık ki yok.
Reklam pastasında radyoların payının sürekli azaldığı söyleniyor.
Büyük radyolar reklam sıkıntısı yaşarken böyle spesifik radyolar nasıl ayakta kalacak?
Bence zaten bu spesifik radyoları yapması, piyasada çeşitliliği artırması gerekenler de büyük radyolar.
Dünyada radyo yayıncılığı çeşitlilik kazanırken bizde neredeyse radyoları gömecekler.
Bence önce radyocular bu duruma itiraz etmeli...
Ne kadar çok radyo...
Ne kadar çok müzik...
O kadar keyifli ve mutlu bir hayat.

Bir İtiraf

Ben kendimi kullanmayı çok iyi bilirim.
Mühim olan da insanın kendini kullanmayı öğrenmesidir.
Araba kullanmak gibi bir şeydir bu.
Şarampole yuvarlanmadan götürebiliyorsan kendi kendinin şoförü olmuşsun demektir.

"Ajda Pekkan"

About Hasan METIN

Hi there! I am Hung Duy and I am a true enthusiast in the areas of SEO and web design. In my personal life I spend time on photography, mountain climbing, snorkeling and dirt bike riding.
«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum Yaz